HACC VE UMRE DE ALLAH’I ZİKİR

Yazılarımızı Paylaşın

HACC VE UMRE DE ALLAH’I ZİKİR

Zekat vermekle yükümlü olan her bir Müslüman için HAC ibadeti FARZ‘ dır… Nebi sav efendimiz “ Hacc ibadeti tıpkı suyun kirleri temizlediği gibi günahları temizler…” buyurmuşlardır. Bu ölçü Hac ibadetinin değerini arz eder… Samimi bir niyetle Hac ibadeti yerine getirildiğinde, umumi affa nail olma şerefine erişme imkanı doğabilir… “Allah katında, kabul edilen Hac ’ın karşılığı Cennettir…” (Buhari) Müslümanları bilinçli, hür, şerefli ve sosyal sorumluluk sahibi yapacak en önemli temelleri; TEVHİD CİHAD- HAC olarak Nebi sav efendimiz sıralamıştır…

Bu sıralamadan sonra sonra makbul olan bir Hac ’ın CİHAD ile eş değer olduğunu beyan buyurmuşlardır… İnsanlar Allah katında Tarak dişleri gibi eşit olduklarının kanıtı ve göstergesi Hac ibadeti ile başlar… Bu nedenle Mikat mahallinde, tüm rütbeler sökülür ve müminler eşitlenir… Hac ve Umre bir davettir… Davet sahibi kime davetiye nasip etmiş ise o bahtiyar kişi, kutlu topraklara seçilmiş olmanın hazzını yaşayarak, davet sahibine; Lebbeyk Lebbeyk nidaları ile Allah ‘ım geldim… Allah ‘ım geldim diyerek icabeti teyit eder… Bu kutlu davete koşarken zikrullah icrası ayet ile sabittir… Davet sahibi, bu kutlu törende kendisinin sürekli olarak zikredilmesini emreder…

Telbiye ( Lebbeyk) –Teşrik – Tehlil- Tevhid vb. zikirler, mikat mahallinden başlayarak, Tavaf- Arafat Müzdelife- Mina’da müminlerin dillerinden düşmez… Farz ibadet yerine geldiğinde, ülkelerine dönmek için sıra bekleyen veya nafile umre ibadetini yerine getiren müminlerin birincil görevi tavaftır… Tüm zikir çeşitleri eşliğinde tavaf başlar… Tıpkı Güneş’in etrafında dönen yıldızlar gibi… Yedi kat ve gökler gibi… Her tavaf’ta bir zikr-i ilahi katmanı na girilip, sadece Allah ile baş başa kalmanın hazzı yaşanır… Tavaf havuzunda dönerek yüzerken, Kalp ve dil eşliğinde zikrullah icrası manen kirlerin atılmasını sağlar… Aynı zamanda her tavaf başlangıcında Hacer-ül Esved ’e verilen selamları alan Kabenin sahibi, o siyah taşın Âhiret ’te şahidlik yapıp misafirlerinin Beytullah ’a giriş yaptığı anları beyan edecektir…

Bakara suresi ayetler 198-200: “Hac mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizden size gelecek kâr ve yarar talep etmenizde size bir vebal yoktur. Arafat ta vakfeden ayrılıp sel gibi müzdelifeye akın ettiğinizde meş’ari haraam’da Allah’ı zikredin. O size nasıl doğru yolu gösterdiyse, sizde güzel bir şekil de onu zikredin bilirsiniz ki, onun yol göstermesinden önce siz yolu şaşırmış kimselerdendiniz.” “Hacc ibadetlerinizi tamamlayınca vaktiyle atalarınızı anıp onlarla övündüğünüz gibi hatta daha fazla, daha hürmetle Allah’ı anın… Bazı kimseler “Ey yüce Rabbimiz, bize vereceğini bu dünyada ver” derler. Bunların ahirette nasipleri yoktur.”

Allah ’ın, Hac ibadetini yerine getirme imkanı lütfettiği bir mümin için, mahşer’in dünyada’ki uygulama yeri sayılabilecek Arafat’ta; Telbiye (lebbeyk Allahumme lebbeyk) Tehlil (el hamdülillah) vb. dualarla Allah ’ı zikretmek, hidayete ulaşmanın, iman etmenin bir şükran ifadesidir. Müzdelife mevkinde akşam ve yatsı namazlarının birlikte kılınması bu zikir emrinin tatbikidir zira namaz en büyük zikirdir. Bakara suresi ayet 203’de TEŞRİK günlerinde zikrullahın vacip olduğu şöyle belirtilmektedir: “ Birde sayılı günlerde Allah’ı zikredin. (tekbir getirin) kim iki günde Mina’dan dönmek için acele ederse üstüne günah yoktur. Kimde geri kalırsa ona da günah yoktur. Fakat bu takva sahibi içindir. Al lah’tan korkun ve bilin ki muhakkak hepiniz ancak ona toplanacaksınız.”

Beyzavi, Hazin, Nesefî gibi çoğu müfessirlere göre bu ayetle belirtilen sayılı günler teşrik günleridir. Teşrik günleri; bayramın iki üç ve dördüncü günleridir ve bu üç gün hem bayram hem teşriktir. Dördüncü gün teşriktir bayram değildir. Birinci gün ise sadece bayramdır teşrik değildir. Bu günlerde zikrullah ile meşgul olmaktan murat, namazdan sonra kurban keserken, şeytan taşlarken, tekbir getirmektir. Farz namazların hemen sonrasında tekbir getirmek arefe günü sabah namazından dördüncü bayramın ikindi namazına kadar 23 vakit devam eder bu hal vacip olan Zikrullah ibadetidir.

Ayeti kerime de belirtilen “ey yamu ma’dudad” ke limesi teşrik günleridir. Teşrik günleri ise Mina ve şeytan taşlama günleridir. Az bir gün olmasından dolayı “ ma’dûdâd” tanımı kullanılmıştır. Bu günler ise kurban bayramından sonra üç gün dür… Bu nedenle yıl içerisinde sayılı birkaç güne, belki ömürde bir sefere nasip olacak bu kutlu günlerde hacılar; Zikrullahtan gafil olamazlar… Zira belirtilen bu zaman ve mekan diliminde zikrullah her Müslüman üzerine VACİPTİR.

İkinci ayeti kerimede belirtilen netice; Yalnız atalar hatırası gibi dar bir anlam ve sahada vakfeye durup yeme içme değildir. Tam tersi zikrullah ile yoğunlaşıp her dakikayı değerlendirme vaktidir… Ailesinden, vatanından ayrılıp, belli bir harcama yaparak bedensel her türlü meşakkati göğüsleyip yola çıkmak kolay değildir. Gurbetin, ihram ve vakfenin ruhani tesiri altında Hz. Adem’den bu güne kadar tüm insanlığın bu beyaz kefenlerle kıyamet sahnesine çıkması önemlidir. Her renk ve ırktan din kardeşini kucaklayan olgun akıl; Allah ’a dua – yakarış – zikir ve tövbeye devam ederse; Hac ibadeti müjdelenen bir sonuçla tamamlanmış olacaktır. Tavaf alanı, çarşı ve alışveriş mekanları… Zikr-i, he diye arayışı olan ibadet eksik ibadettir. UMRE ibadeti, nafile ibadetlerin en üstünüdür… Parasal harcama-Bedensel gayret- yol meşakkati gibi etkenler bu ibadetin değerini artırmaktadır…

Umre’de zikrullah ile geçirilen tüm zamanlar, sonsuz karşılıklarla sahibine geri dönecektir… Nebi sav efendimiz; “Bir müminden oluşabilecek küçük günahlara, umre ibadetinin kefaret” olabileceğini müjdelemiştir… Ayrıca; “ Küçük- büyük- kadın-erkek – zayıf ve güçsüz her bir bireyin cihad’ı Hacc ve umre’dir, bu yolda vefat eden cennetliktir “ Hadis-i şerif’i önemlidir… Mekkede, Beytullah’ta yapılacak olan ibadetler veya zikrullahın fazıleti, diğer mescidlere oranla yüz bin kat daha değerlidir… Allah ’ın rahmet ve bereketi Beytullah üzerine akar da akar… Bu nedenle takat ve gücümüzün son kertesine kadar TAVAF ve zikrullah icrası en karlı ibadet’tir… Hacc ve Umre ziyaretlerinde, nafile olarak tasarlanan tavaf adedi ELLİ (50) olmalıdır… Nebi sav efendimiz; “Ziyaret süresince Beytullah’ı Elli kez Tavaf edenin affa mazhar olacağı müjdesini vermiştir…” (Tirmizi, Hacc, 41) Ortalama beş vakit namazdan sonra iki tavaf yapılsa, beş gün içinde yorgunluk hissi olmaksızın bu müjdeye na il olma imkanı doğacaktır…

Medine-i Münevvere de, Ravza-ı mutahhara da yapılan bir ibadet ve zikrullah’ın karşılığı ise diğer mescidlere göre BİN kat değerli ve fazıletlidir… Medine-i Münevvere de Resulullah s.a.v efendimizin mübarek mescidi ve kabri ziyaret edildiğinde arz edilecek en güzel hediye; SALAT ve SELAM dır. Bu kutlu şehirde gelenek haline gelen, vakit müsait ise sekiz günlük misafirlik süresi içinde Mescidi Nebevide, cemaatle namaz, kaza ve nafile ibadetlerle kırkvakit zikrullah ile süreyi değerlendirmek gerekir… Bu tatlı günler sayesinde umulur ki ahirette Resulullah s.a.v efendimize komşu olma bahtiyarlığına kavuşulur.

Yazımızda :zikir ne demek,zikir çekme,zikir nasıl çekilir,zikir çekmek,zikir anlamı,zikir allah,zikir adabı,zikir anlamları,zikir ayinleri,zikir arapça,zikir ayetleri tefsiri,allah a zikir nasıl yapılır,allah a zikir,zikir a hu,zikir a’tarafna,zikir bahçesi,zikir başlama duası,zikir bereket,zikir başlangıcı,zikir çeken,zikir cümleleri,zikir diyanet,zikir ehli,zikir faziletleri,zikir faydaları,zikir faziletli,zikir faydası,hac zikirleri,hac zikirleri,hacca gidelim zikir edelim,konularına değinilmiştir.

 Yotube /Günlük Dualar  Kanalımıza Abone Olmayı unutmayın !

 


Yazılarımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir